81. Oscar Ödülleri

Ne güzel bir sabahlamaydı , bir kaç ödül hariç bütün istediklerim oldu.. 81. Akademi Ödülleri sahiplerini buldu , alınan ödülleri sırasıyla yazıyorum ;

En iyi yardımcı kadın oyuncu:
Penelope Cruz - Vicky Cristina Barcelona

En iyi özgün senaryo:
Dustin Lance Black - Milk

En iyi uyarlama senaryo:
Simon Beaufoy -Slumdog Millionaire

En iyi animasyon:
Wall-e

En iyi kısa animasyon:
La Maison en Petits Cubes

En iyi sanat yönetmenliği:
The Curious Case Of Benjamin Button

En iyi kostüm tasarımı:
The Duchess

En iyi makyaj:
Greg Cannom -The Curious Case Of Benjamin Button

En iyi görüntü yönetmenliği:
Slumdog Millionaire

En iyi kısa metrajlı film:
Spielzeugland -Toyland

En iyi yardımcı erkek oyuncu:
Heath Ledger -The Dark Knight

En iyi belgesel:
Man On Wire

En iyi kısa metrajlı belgesel:
Smile Pinky

En iyi görsel efekt:
The Curious Case Of Benjamin Button

En iyi ses kurgusu:
The Dark Knight

En iyi ses miksajı:
Slumdog Millionaire

En iyi kurgu:
Slumdog Millionaire

Onur ödülü:
Jerry Lewis

En iyi film müziği:
Slumdog Millionaire

En iyi orijinal şarkı:
Jai Ho -Slumdog Millionaire

En iyi yabancı film:
Departures -Japonya

En iyi yönetmen:
Danny Boyle -Slumdog Millionaire

En iyi kadın oyuncu:
Kate Winslet -The Reader

En iyi erkek oyuncu:
Sean Penn -Milk

En iyi film:
Slumdog Millionaire


Oscarlar böyleydi , The Curious Case of Benjamin Button ile Slumdog Millionaire arasında bir çekişme olmadı , Slumdog Millionaire rahat bir şekilde en iyi ödülleri topladı .. Geceye damgası vuran diğer bir film , tabiki Sean Penn in mükemmel oyunculuğuna şahit olduğumuz Milk ve Milk in senaristi Dustin Lance Black , öyle bir konuşma yaptı ki , gecenin en güzel teşekkür konuşmasıydı..

Ödüller beni şaşırtmadı , Angelina ve Brad çiftinden korkuyordum , onlar evlerine elleri boş dönünce benim canım Kateciğim ve Sean ödülleri aldı , sabah sabah seviçten zıpladım..

Vicky Christina Barcelona filmi ile en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü alan Penelope Cruz , biraz şaşırttı .. Ama yine 2008 de yaptığı Elegy filminde göstediği performansını beğenmiştim, zaten bunca sene bir sürü iş yaptı , ödülü aldığı iyi oldu..

Ntv de oscar öncesi programda , sinirimi bozan bir konu oldu , Nurgül Adaçay veya Ezogelin ne bilim işte , yurdumuzda oyuncu yokluğundan kendini bir anda birşey sanması ve bu cesaret ile dün akşam Kate e atıp tuttu , yok efendim çok kasmış kendini , oyunculuğunuda beğenmem zaten , çok soğuk geliyor bana falan feşmekan sözler söyleyip , ne kadar sinemadan anladığını yine belli etmiştir , neyse efendim Kate zaten ödülü aldı , Nurgül e kapakta oldu bu!

Sevgili Mickey Rourke ‘ın en iyi erkek oyuncu ödülünü alamayacağını biliyordum ama, yine de Sean Penn kadar başarılı bir performans sergilemiştir , The Wrestler filmi gönlümde oscarı almıştır zaten..
Image Hosted by ImageShack.us

Kırmızı Halı olayında , Natalie Portman giydiği kıyafet ve doğallığı ile kırmızı halının en iyisiydi bence.. Hala aklımda kalmış yazayım ne olucak ki diyip yazdım..

Sağlıcakla..

Direkten Döndüm



Müzik dinleyip , dans edip , arkadaşlarla görüşmek mahayetinde çıktığım bir Cumartesi gecesi eğlencesi , çok kötü bir şekilde sonuçlandı.. Neyse bana ders olsun bu , öyle pek tanımadığım insanlarla eğlenmek falan yok bana..
Arasıra tanıdığım insanları bile tanımadığımı farkediyorum , bunca yıl koynumda yılan beslemişim atasözünü söyleyen atayı bulup öpesim geliyor.. Yanlış insanlarla geçen bunca yıla mı acıyayım? Hayır hayır , ders olsun..
Eskiden Pazar günlerinin ben de farklı bir önemi vardı , bütün gün jelibon yiyip , film izlemek için can atardım , artık her günüm Pazar gibi , ama jelibonlar alıp kendimi şımartcak ruh halim yok..
Şu sıralar kendimden korktuğumdan , dram izleyemiyorum sanırsam , dün Sex Drive izledim .. Pek hoşuma gitmedi , çok olağan konu , çok olağan diyaloglar artı bir esprisi olmayan bir filmdi , ergenliği hala yaşayan kısım filmi beğenecektir.. Bu arada filmin baş rol oyuncusu (çocuğu) Josh Zuckerman , filmi zorla izlettiren bir soyada sahip , nasıl bir soydan geliyor merak ettim.. Josh Zuckerman ama , hala bekaretini vermek için onca yol gidiyor , onda da .. Neyse söylemeyim , ne biçim Zuckermansın sen !
Komedi boğazıma takıldığı için bu gün bir komedi film i daha izleyeceğim , Amerikan Pastasından tanıdığımız(Aslında bir çok yerden tanıyoruz ben ilk tanıdığımız yeri söyleyim dedim) , Steve Stifler yani Seann Scott abimizin Role Models ismindeki filmini izleyip biraz olsun kendimde yalandan olmayan tebessüm yaratmak istiyorum..
Sağlıcakla..



Yes Man

Image Hosted by ImageShack.us


Yes Man filmini izledikten sonra , ne kadar çok evet dediğimin farkına vardım..Mutlu olmak için herşeye varım gibilerinden yaklaşıp , kimseleri kırmadan yaşamak mümkün mü?

Kapı çalar ve gelen komşumdur ..

-Müsait misin ?

-Evet Cengiz amcacım , nasılsın?

-İyi değilim , uydu kanallarım silindi , televizyon izleyemiyorum , gelip bakar mısın?

Cengiz amcaya normal anten kanalları bile fazla , uyduda ki kanallarını ne yapıcak diye düşünürken..

-Tabiki , gelip bir bakayım..

Receivercı veya ona benzer bir şey olmadığımdan , yaklaşık bir saat uğraşarak bulurum kanalları , ve iznini isterim..

-Ben bunları böyle izleyemem , şunları sıraya koyar mısın?

-İçtima da alayım istersen ?

-Yok oğlum sıraya koy yeter , trt 1 bire basınca çıksın , trt 2 ikiye basınca , tv5 5 e basınca , tv8 8 e basınca ...

20 25 kanalı istediği sıraya koyduktan sonra , bu kanalların hepsinin normal apartman antenimizde olduğunu farkederek sinirim biraz daha bozuldu..Yaklaşık 2 saat süren komşuluk görevim bitince evime gittim rahatladım..15 dakika sonra alacaklı gibi kapıma gelen sevgili komşum Cengiz Amca, bu kez ..

-Fox tv yok gelip baksana!

Artık rica etmekte yok , çünkü Cengiz Amcanın evine gire çıka , samimiyetten ‘’baksana’’..

-Şimdi dışarı çıkacağım , başka zaman bakarım Cengiz Amcacım..

diyerek , başımdan savmayı başardım,ama kötü mü yaptım , tekrar evet deseydim gidip baksaydım , daha iyi bir insan mı olucaktım ..Bilemiyorum..

İnsanoğlu doyumsuz , ne kadar evet dersen de evet duymak isteyeceği bir çok soru ile karşımıza yine gelicektirler..

İzleyin bu filmi izlerken biraz daha düşünün , evet mi ? Hayır mı?

Sağlıcakla..


Neredeyiz?



Uzun zamandır bir şey yazmadığımızı farkettim , zaten bunun böyle olacağı belliydi..''Abi biz yazsak yazsak 1 - 2 ay yazarız sonra sıkılırız.'' sözlerimi hatırlarım ve hatırlatırım ..

Zoot ile artık eskisi gibi görüşemiyoruz , geçen ayların ardından değişen hayatlar , hayatlarımıza giren yeni insanlar bizi birbirimize eskisi gibi bırakmıyor , biz de zorlamıyoruz kendimizi , tembelleştik diyelim , birbirimizden sıkılmıştık demiyelim..

Geçen zaman zarfından bahsetmeyeceğim , iyi değildi kötü demenin bir manası yok .. ''Neler oldu neler oldu'' diyerek koşa koşa komşuma geçip anlatmak isterim ama ..

İşten ayrılmamım 17. gününe girerken , kumandanın nerelerde olduğunu bile bilmediğim televizyonum ile artık çok sıkı fıkıyız .. Yabancı Gelin yarışması başlamış , nerede eski biri bizi gözetliyorlar , kaynanaların kaynanası Semra Hanımlar , sabah ın yumuşak Aydın ı .. Semra Hanım ı görüyorum ama arada , bir evlendirme programına başlamış , bence çokta güzel olmuş , keşke ana haber bültenlerimizide , Semra Hanım sunsa .. Ntv de , izlenmeye değer sevgili Okan Bayülgen in sunumu ile Sade Vatandaş programı var , ooooh bee dedirtiyor insana..Gayet Sade bir vatandaş olmuşum , haberim yok..

Şu sıralar o kadar boş vaktim olmasına rağmen film bile izleyemiyorum , en son Revolutionary Road ve The Reader i izledim .. Ah Kate Vah Kate diye diye izledim hemde.. Rome dizisi bitsin hemen filmlere döneceğim ..

Sağlıcakla..

Şöyle Bir Durum Var kiii

Bu özet kullanılabilir değil. Yayını görüntülemek için lütfen burayı tıklayın.

Tineyç Manita

En pis bir şeydir ki 15-17 yaş aralığındaki sevgili. Çekilmez çiledir. Ömür törpüsüdür. Boşa geçmiş güzel zamandır. Çünkü zaman en önemli şeydir. Bu manitalar furriiiiidir, çünküüüüüü :

1) İntahar meyillidir

2) Labunyadır

3) Sevişmeyi bilmez

4) Her daim “kocacım” der

5) Kocacım der ama vermez

6) Emokid versiyonları çok tehlikelidir

7) Enteresan biçimde depresyona bağlar

8) Ailesini sevmez

9) Vermez

10) Solcu olur

11) Tırışkadan müzikler dinler ve bunları mesaj olarak atar

12) Devamlı arar

13) Diğer kız arkadaşları ile arasında illaki bi çatışma vardır

14) Ana rahminden 17 yaşına kadar dengesizdir

15) Vermemekte ısrarcıdır

16) Hayatı sorgular

17) Tayyip gibi adama küfreder (tövbe estafirullah)

18) Kamildir

19) İki birada pert olur

20) Götü büyüktür

21) Vermemektedir

Bu liste böyle uzar gider. He ben bunu neden yazdım, çünkü kadim dostum ve Bad Trip’in son derece gıranç vokali Rıdvan dedi ki “ bu karılar böle böle,şu karılar şöle şöle”. Ben de hak vermedim değil. Verdim. Sonra da yazdım. Haklıyım da, dikkat ederseniz göreceksiniz…

Sivrisinek


Arkadaş sevemedim gitti yazı. En gıcık kaptığım mevsimdir. Temmuz sonu doğmama rağmen içimde nasıl bir kin beslediysem sevemedim, sevemicemde. En güzel yanı bikinili kızlar. Memeler forraaaa. Başka da bi numarası yok. Zaten güneş alerjim var. Hapşu hapşu mal gibi geziyoruz o da ap ayrı bir dert.

Bir kere sivrisinek diye bir şey var. Sivrisinek değil sivrisiken. Ulan vücutta nerde en acayip yer var gider sokar. Ayak serçe parmağı, doşhank yanı, kulak memesi, dübür... Hiç affetmiyor namussuz hayvan. Bir arkadaşım demişti ki içki içeni sivrisinek ısırmazmış. Bende salak olduğum için her akşam içtim. Gel gelelim sinekte alkole bağladı. Paso damara abanıyor. Birde orospunun enciğinin iğnesinde uyuşturucu bir sıvı mı ne varmış, uyuşturuyor. Kafam yedi dünya geziyorum bütün gün. Alkolde üstüne tuz biber. Sinekte kafagüzele bağladı, ondan korun.Kaşınmaya bağla o en ayrı bir dert. Manita sevişmeye kalksa kaşınmaktan elleşeme. Buyur!

Geçen hafta plajda elim zikimde kaşına kaşına geziyordum. Kimse yanlış anlamasın. Sineğin pezemenkliği. Yoksa benim sapıklığımlan hiçbir alakası yok. Ama sivrisinek çok namussuz çıktı.

Adeta

Bi pislik yaptık. Bu pisliği daha önce konu etmemiştim. Şimdi de etmicem. Çok ayıp oldu. Ama varsın olsun. Çünkü gerçekten bazı insanlar pisliği hakedebiliyor. He biz buna karşılık napıyoruz, pislik yapıyoruz. Bence hakedene pislik yapması çok eğlenceli. Evet üzücü ama sonra gerçekten eğlenceli. Neyse hep dediğim gibi "Afiyet olsuunn Ahmeettt"...Adeta =))

Güzin Abla

Güzin abla, ben 17 yaşında bir genç kızım. Ağabeyimin davranışlarından çok endişeliyim.

Onun homoseksüel olduğunu düşünüyorum. Saçlarını uzatması, 22 yaşında olmasına rağmen bacağında az kıl olması, açık renk ağırlıklı giyinmesi ve her gün tıraş olması şüphelerimi uyandırıyor. Hatta bir keresinde bir aşk filmi seyrederken ağladığını bile gördüm. Hiç kız arkadaşı olmaması ve sürekli üç erkek arkadaşıyla odasına kapanması, son olarak ‘Blues' adlı boy- band şarkılarını dinlemeye başlaması şüphelerimi fazlasıyla artırdı. Güzin abla, eğer ağabeyim eşcinselse, utancımdan yerin dibine girerim. Sizce şüphelerim yersiz mi? Bir gece, ağabeyim uyurken elime bıçağı aldım, gırtlağına doğru uzattım. Sonra ‘Ya değilse' diye içime bir kurt düştü. Aksi halde bu utançla yaşayamam, onun canına kıymak zorunda kalırım. Sizce ağabeyim homoseksüel mi?

RUMUZ: ÜZGÜN

Kızım neler saçmalıyorsun sen böyle? Ağabeyin biraz duygusal biri olabilir, henüz kendine uygun bir kız arkadaş bulamamış olabilir. Hormonları nedeniyle bacaklarında daha az kıl olabilir. Her erkek mutlaka maymun gibi kıllı olacak değil ya! Genç bir adam neden açık renk giyinmesin ki? Erkekler her gün tıraş olur, bu da çok doğal değil mi? Bütün bu anlattıkların ağabeyinin eşcinselliğinin kanıtı değil. Ama diyelim ki, öyle. Bu tamamen onun sorunu. Senin onun özel yaşamına böylesine karışmaya ne hakkın var? Ayrıca bu gencecik adamın, biraz duygusal ve hassas yapılı biri olmaktan başka bir yönü olduğunu da sanmıyorum. Olsa da onu yargılamak asla sana düşmez. Hem de katil olmayı göze alacak kadar! İnan bu mektubunu aldığımda, kalakaldım. İnsanlar nasıl bu kadar katı, nasıl bu kadar acımasız oldular, diye. Tevekkeli değil, 12 yaşında çocuklar, artık çocuk kaçırıp fidye için boğabiliyor, ya da kıskançlıkla küçücük kızkardeşlerini bıçakla doğruyorlar. Bu cani ruh nereden bulaştı gençlere? Televizyon mu, eğitimsizlik mi, aile içi şiddet mi, giderek toplum olarak değerlerimizi kaybetmemiz mi? Şunu bil ki, kızım Allah hiç kimseye, hiçbir canlıyı yok etmek için izin vermemiştir. Can almak Allah katında da, yasalar karşısında da en büyük suç ve affedilmez bir günahtır. Bence senin bir psikoloğa danışmanda yarar var.



Peki ya ben nasıl bir cevap verirdim bu güzel mektuba…



Merhaba Üzgün. Abinin ipne olduğunu düşünmen çok doğal. Çünkü boy band dinleyen adam ipnedir. Bizim toplumumuzda boy band dinleyen adamın ipne olduğu kadar Etilerde şarkı söleyenlerde ipnedir. Abin saçını uzatmış,saçını uzatan adam ya metalcidir ya ipnedir. Abinin ayağında kıl çıkmaması ipneliğinin başlıca göstergelerinden birisi, çünkü sen bilmezsin yavrucuğum kılsız adam ipnedir. Aşk filmi izlerken ağlaması zaten gayet ipnesel bir hareket olmuş. Çünkü erkek adam aşk filmi izlemez, he film izlerse de vurdulu kırdılı film izler, orda da ağlamaz, vereceği en büyük tepki de öksürmek olur. Ya da yanında manitası varsa elleri ile kendisini taciz eder. Erkek adam kirli sakal bırakır ,hergün traş oluyorsa ya panktır yada ipnedir. Tabi bunda kullandığı tıraş bıçağı da önemli. Abine ağdayı tavsiye edebilirsin bildiğin gibi daha kullanışlı. Abinin üç erkekle odaya kapanması abinin düdüklendiğini gösteriyor yavrucum. Bu üç arkadaş abine kaymış olabilirler. Kendisinin ipneliğini kesin olarak anlamak istiyorsan onu bir teste tabi tut. Kendisine Hindistan yapımı saten don al. Çaktırmadan da dikizle. Eğer giyiyorsa ipnedir.çünkü Hindistan yapımı saten don giyen adamlar ipne olurlar. Akabinde abine abla diyebilirsin kuzucum.


Abidende homoseksüel olması ne tiksinç birşeymiş. Bir abi olarak düşündüm de çok değişik oldum.

Bence...

(Bu fotoğraf Emekköy'de çekilmiştir. Fotoğraftaki arkadaşımız Giresunlu bir metalcidir. Çöptenekesinde ne zikim aradığını bilmiyorum. Ben görevimi yaptım ve fotoğrafı çektim. Zaten hıyar gibi bir çocuk kendisi.)










Şu hayatta duyduğum en fiyakalı hastalık ismi dizanteridir muhakkak. Dizanteri kadar kıyak ismi olan hiçbir hastalık yoktur. Birde amipli dizanteri var o daha bir ilgi çekici. Bir erkek dizanteri olduysa karı kız kısmı ona asılabilir. Yani bundan nimetlenebilir. Dizanteri çok karakterli bir ismi olan hastalık bence.


Bizim bi Gözde var. Biz Gözde’nin evinde acayip konakladık bir dönem. Kira vermedik elektrik su parası falan hiç oralı bile olmadık. Sonra bir gelin teyze hikayesi çıkardı. Hesapta evde geceleri evin eski sahibi, merhum kendisi tabi, gelinlikle geziyormuş. Evet Gözde ben sana buradan sesleniyorum, sen bizi iyi yedin. Evinden atmak için bize iyi oyun yaptın. Oysa biz senin pigme ve çirkin ev arkadaşını bile çekmiştik. Onun aç gözlü erkek arkadaşını da çektik. Senin için 225 km yol teptik yetmedi dağa tırmandık. 8 ay boyunca “kız ayarlıcam size” kandırmalarına bile göz yumduk. Getirdiğimiz filmlere çamur attın sustuk. Her hareketimiz yanlıştı senin nezdinde, her yaptığımız ofsayttı. Bu da mı gol deil hakim bey amcaydı olayımız. Biz her şeye sustuk, es geçtik, eyvallah dedik. Sen ne yaptın, evde gelin var dedin. Ya bari uyduracaksın adam akıllı bir hikaye uydursana. Evde gelinin ne işi var. Kaldı ki bu teyze manyakmıymış ki evde gelinlikle geziyor. Evlendikten sonra da ölmemiş zaten. Doksanında ölmüş. Gelinlik ne alaka? Bu kadar götten sallanmış bir hayalet hikayesi duymamıştım. Çok ayıp ettin.Özellikle kız mevzusunda.

Ne kadar pis bir şeydir iki arkadaşın aynı kızla finkleştikten sonra kızı bira içerken kritiklemesi. Ben hep derim ben korkarım öyle kızdan uzak dururum. Tavsiye etmem kaçınırım. Şimdi bizim ortamda böyle durumlar çok oluyor. Rabbim korusun adeta. Düşmanıma ırak olsun resmen.


Bir mahallenin en popüler adamı bence ailesinde Almancı olandır. Onun topu en kalitedir, oyuncakları kıyafetleri hep Almanya’dan gelmiştir.Mesela kimsede zamanında kumandası kablolu arabalardan,hani şu sadece sağa direksiyon kıran hiçbir zaman sola dönemediğimiz arabalar varya,heh onlardan bile yokken bu adamlarda kablosuz,sağa sola dönebilen, yer yer taklalar bile atabilen, duruma göre denizde yüzebilen arabalardan mevcuttur. Almancı akrabası olan çocuk çok yapınır.

Almancı akrabası en sevdiği akrabasıdır.Sanki Almanya onlarınmış gibi yapınır durur deyyus.En önemli konulardan biri ise Almancı akrabalar çok leziz çikolatalar da getirir.Almancı akrabada bemeve,avudi yada mersedes mevcuttur.Eğer almancı akraba azcık fakirse vosvogen vardır. Ailesinde Almancı mevcut olan adam değişik bir karizmatik yapıya sahiptir.Yürüyüşü bile değişiktir, suratından belli olur onun Almancı akrabası olduğu.Ama aynı kasvetli duruş Fransızcı İsveçlici Belçikalıcı da olmuyor. Onlar sanki sik gibi . Almancı’nın yanından geçemez onlar. Almancı da apayrı bir hava var. Sanki Alamancı tuttuğunu koparan cinsten. İşte bu yüzden bence bir mahallenin en verilmesi gereken kişisi ailesinde Almancı olanıdır. He ben bunları annem Almancı diye mi yazıyorum, asla.

Bir insanın suratına bakınca zengin mi fakir mi direk anlayabilirsiniz. Zenginde tuhaf bir temiz surat oluyor. Böyle değişik bir surat o. İnsanın baktıkça bakası geliyor o surata. Aynen fakirinde suratına bakınca anlıyorsun. O surattan resmen üzüntü akıyor çile akıyor. Zengininkinde yok mesela o. Zengininkinde ifade yok mına kodum suratında. Fakirin suratı çok daha hüzünlü. Bakışları bile değişik. Ama çok daha temiz bir yüz var fakirde. Zengininkinde bi kinayeli işler var ama çözeceğim ben onu. Mına kodum zengini.


Bence en salak şey ise plajda bikini giyen ama sokakta kıçını kapatan kadın cinsidir. Sanki plajda bikiniyi giyince göt gözükmüyor. Sanki memeler açıkta değil. Sanki biz bakmıyoruz. Plajda meme gözükünce ayıp olmuyor, sokakta ayıp oluyor. Plajda göt açık olunca kesinlikle hiçbir yanlış yok. Plaj kutsal bir yer sanki. Çok acaipime gidiyor benim bu durum. Yani plajda açıyorsan sokaktada açabilirsin arkadaşım. Plajda gösteriyorsan sokaktada gösterebilirsin madem. Değişik bir yaratığız bence. En temizini hayvanlar yapıyor. Herşey ortada ve tuttuğunu yapıyorlar. Hayvanlar çok şanslı yaratıklar. Sonra kimin ziki büyük küçük çelişkisi de yok. E mal ortada. Plajda bikini giyen ama sokakta kıçını başını kapatan insanı eshefle kınıyorum.Bu yüzden nudist insanı seviyorum

Ve son olarak kesinkes söylüyorum, hani bir daha değiştirirsem azıma sıçsınlar o derece, lökosit isim konusunda dizanteriyi sikertir. Daha bir karizma daha bir ağır başlı oturaklı.

NOT: Şimdi burdaki yazılardan alınan birkaç arkadaş oldu.Konu kesinlikle kendilerinin dışında gelişen olaylardır.Yani burda anlattığımız kişiler çok başka kişilerdir. He üstlerine alınıyorlar diye ben bunları silcekmiyim, silmicem tabiki.