Bence...

(Bu fotoğraf Emekköy'de çekilmiştir. Fotoğraftaki arkadaşımız Giresunlu bir metalcidir. Çöptenekesinde ne zikim aradığını bilmiyorum. Ben görevimi yaptım ve fotoğrafı çektim. Zaten hıyar gibi bir çocuk kendisi.)










Şu hayatta duyduğum en fiyakalı hastalık ismi dizanteridir muhakkak. Dizanteri kadar kıyak ismi olan hiçbir hastalık yoktur. Birde amipli dizanteri var o daha bir ilgi çekici. Bir erkek dizanteri olduysa karı kız kısmı ona asılabilir. Yani bundan nimetlenebilir. Dizanteri çok karakterli bir ismi olan hastalık bence.


Bizim bi Gözde var. Biz Gözde’nin evinde acayip konakladık bir dönem. Kira vermedik elektrik su parası falan hiç oralı bile olmadık. Sonra bir gelin teyze hikayesi çıkardı. Hesapta evde geceleri evin eski sahibi, merhum kendisi tabi, gelinlikle geziyormuş. Evet Gözde ben sana buradan sesleniyorum, sen bizi iyi yedin. Evinden atmak için bize iyi oyun yaptın. Oysa biz senin pigme ve çirkin ev arkadaşını bile çekmiştik. Onun aç gözlü erkek arkadaşını da çektik. Senin için 225 km yol teptik yetmedi dağa tırmandık. 8 ay boyunca “kız ayarlıcam size” kandırmalarına bile göz yumduk. Getirdiğimiz filmlere çamur attın sustuk. Her hareketimiz yanlıştı senin nezdinde, her yaptığımız ofsayttı. Bu da mı gol deil hakim bey amcaydı olayımız. Biz her şeye sustuk, es geçtik, eyvallah dedik. Sen ne yaptın, evde gelin var dedin. Ya bari uyduracaksın adam akıllı bir hikaye uydursana. Evde gelinin ne işi var. Kaldı ki bu teyze manyakmıymış ki evde gelinlikle geziyor. Evlendikten sonra da ölmemiş zaten. Doksanında ölmüş. Gelinlik ne alaka? Bu kadar götten sallanmış bir hayalet hikayesi duymamıştım. Çok ayıp ettin.Özellikle kız mevzusunda.

Ne kadar pis bir şeydir iki arkadaşın aynı kızla finkleştikten sonra kızı bira içerken kritiklemesi. Ben hep derim ben korkarım öyle kızdan uzak dururum. Tavsiye etmem kaçınırım. Şimdi bizim ortamda böyle durumlar çok oluyor. Rabbim korusun adeta. Düşmanıma ırak olsun resmen.


Bir mahallenin en popüler adamı bence ailesinde Almancı olandır. Onun topu en kalitedir, oyuncakları kıyafetleri hep Almanya’dan gelmiştir.Mesela kimsede zamanında kumandası kablolu arabalardan,hani şu sadece sağa direksiyon kıran hiçbir zaman sola dönemediğimiz arabalar varya,heh onlardan bile yokken bu adamlarda kablosuz,sağa sola dönebilen, yer yer taklalar bile atabilen, duruma göre denizde yüzebilen arabalardan mevcuttur. Almancı akrabası olan çocuk çok yapınır.

Almancı akrabası en sevdiği akrabasıdır.Sanki Almanya onlarınmış gibi yapınır durur deyyus.En önemli konulardan biri ise Almancı akrabalar çok leziz çikolatalar da getirir.Almancı akrabada bemeve,avudi yada mersedes mevcuttur.Eğer almancı akraba azcık fakirse vosvogen vardır. Ailesinde Almancı mevcut olan adam değişik bir karizmatik yapıya sahiptir.Yürüyüşü bile değişiktir, suratından belli olur onun Almancı akrabası olduğu.Ama aynı kasvetli duruş Fransızcı İsveçlici Belçikalıcı da olmuyor. Onlar sanki sik gibi . Almancı’nın yanından geçemez onlar. Almancı da apayrı bir hava var. Sanki Alamancı tuttuğunu koparan cinsten. İşte bu yüzden bence bir mahallenin en verilmesi gereken kişisi ailesinde Almancı olanıdır. He ben bunları annem Almancı diye mi yazıyorum, asla.

Bir insanın suratına bakınca zengin mi fakir mi direk anlayabilirsiniz. Zenginde tuhaf bir temiz surat oluyor. Böyle değişik bir surat o. İnsanın baktıkça bakası geliyor o surata. Aynen fakirinde suratına bakınca anlıyorsun. O surattan resmen üzüntü akıyor çile akıyor. Zengininkinde yok mesela o. Zengininkinde ifade yok mına kodum suratında. Fakirin suratı çok daha hüzünlü. Bakışları bile değişik. Ama çok daha temiz bir yüz var fakirde. Zengininkinde bi kinayeli işler var ama çözeceğim ben onu. Mına kodum zengini.


Bence en salak şey ise plajda bikini giyen ama sokakta kıçını kapatan kadın cinsidir. Sanki plajda bikiniyi giyince göt gözükmüyor. Sanki memeler açıkta değil. Sanki biz bakmıyoruz. Plajda meme gözükünce ayıp olmuyor, sokakta ayıp oluyor. Plajda göt açık olunca kesinlikle hiçbir yanlış yok. Plaj kutsal bir yer sanki. Çok acaipime gidiyor benim bu durum. Yani plajda açıyorsan sokaktada açabilirsin arkadaşım. Plajda gösteriyorsan sokaktada gösterebilirsin madem. Değişik bir yaratığız bence. En temizini hayvanlar yapıyor. Herşey ortada ve tuttuğunu yapıyorlar. Hayvanlar çok şanslı yaratıklar. Sonra kimin ziki büyük küçük çelişkisi de yok. E mal ortada. Plajda bikini giyen ama sokakta kıçını başını kapatan insanı eshefle kınıyorum.Bu yüzden nudist insanı seviyorum

Ve son olarak kesinkes söylüyorum, hani bir daha değiştirirsem azıma sıçsınlar o derece, lökosit isim konusunda dizanteriyi sikertir. Daha bir karizma daha bir ağır başlı oturaklı.

NOT: Şimdi burdaki yazılardan alınan birkaç arkadaş oldu.Konu kesinlikle kendilerinin dışında gelişen olaylardır.Yani burda anlattığımız kişiler çok başka kişilerdir. He üstlerine alınıyorlar diye ben bunları silcekmiyim, silmicem tabiki.

1 adet insan laf söylemiş:

bad dedi ki...

eleştiricem fakat okuyorum, okuyorum, okuyorum; bir tek bulabildiğim eleştiri, ilkokulda öğretmenimin hazırladığım kompozisyon ödevlerine atabildiği yegane bok oluyor: "yazın çok kötü erşan, yazını düzelt, harfler birbiryle savaşıyo sanki..ay hiç yakışıyo mu sana ayol??"

yani demek istediğim o ki;
erşan bad trip'in gitaristi olsun
bad trip erşana kurban olsun!!
en kuytundan öperim
jack