Yeni Çocuk

Gözümü açtım , şöyle bir tarihe baktım , 18 mart .. Kimin doğum günü bu gün diye düşünmeye başladım ..2 dk düşündükten sonra aklıma geldi.. Lise arkadaşımın doğum günüydü..

Lise 2 de olduğum zamanlar da, sınıfımıza öğretmenimiz ile birlikte bir öğrenci gelir ..Öğrencinin gelme amacı orta öğretim başarı puanını yükseltmekmiş , öğretmen bundan sonra bizim ile okuyacağından bahseder ve bir yere oturmasını ister öğrenciden..

- Şuraya oturabilir miyim Hocam?
-Yasin ‘ in (Darkstar) yanına mı ?

Tek başıma sıramda gayet masum şekilde oturuyordum , tek başıma oturuyordum çünkü ; Bir ders önce sıra arkadaşımı , sıranın altında ders dinlemeye mahkum etmiştim..Aslında ben etmemiştim , gayet sert takılan hocamız , problem çocuk gibi omuzdan askılı bir kemer takarak beni gülme krizine sokmuştu , baktıkça gülüyordum , yanımdaki sıra arkadaşımda gülüyordu fakat o sıranın altında takla atarak gülüyordu .. :) Bir baktım , arkadaşıma takla atarak en arka sıranın altına girmiş .. Orada ders dinliyor..:)

-Evet hocam , tek başına oturuyor birde ön sıralarda dersi rahat dinlerim

Bu arada ben ‘’ vay inek ders dinleyecekmiş ‘’ diye içimden geçiriyorum..

-Yasin in yanına oturursan notların düşer , bence oturma dedi Hocamız..
-Oturmak istiyorum diyerek üstledi ve yanıma geldi..

-Merhaba canım hoşgeldin , iyi bir tercih yaptın yanıma oturarak .. Ama şu saatden sonra ismini unut seni bundan sonra ‘’yeni çocuk ‘’ olarak çağıracağım diyerek hoş bir şekilde karşıladım..
-Peki dedi ve güldü..
-Hocam bu çok saf , alın bunu yanımdan , bu beni bile bozar , ders notlarım falan yükselir mazallah!

Diye karşı çıkmama rağmen beraber bir arkadaşlığa başlamıştık.. Zaten ilk gördüğümde kanım ısınmıştı kendisine , her halinden belliydi iyi bir insan olduğu , seneler geçsede unutamadığım bir insan oldu , düşünün o lise nasıl geçti..Bir çok anımız vardır beraber , ama en önemlisi ; ders notlarının düşmesini göze alarak yanıma oturmasıydı..Hala yanımda olamazdı..

Bence kaderimiz kendimiz çizeriz , herkesin ‘’hayır’’ dediği şeyler belki bizim için en idealdir..

Sağlıcakla..

Weeds



Yeni bir diziye başladım , hatta 2. sezona bile geçtim .. Dizimizin adı Weeds ; İki çocuk annesi Nancy , (Mary Louise Parker ) kocasını kalp krizi sebebiyle kaybetmesinden sonra , çocuklarına bakabilmek için geçim derdine düşer .. Fakat , bizim toplumuzda olduğu gibi sigortalı bir iş bulurum bakarım çocuklarıma diyen bir anne değil .. Bu annemiz , ot satarak ailesine bakma yolunu tercih etmiştir ..
Ot dedim ama ; Maydonoz , Marul , Ispanak değil .. Bildiğimiz veya bilmediğimiz (?) , Marihuana (Esrar) satışına başlar .. Tabiki böyle zorlu bir işi tercih ettiğinden dolayı , eğlenceli ve ESRARengiz bir dizi olur ..

Diziyi izlerken ben eğleniyorum , tabiki 2. Sezona kadarlık bölüm adına konuşuyorum , daha sonra ki sezonlarda ne olur bilemem , her an Lost karekteri diziden çıkabilir diye korkuyorum..:)

Ot satma işine kadın eli deyince , otlar pastaların çöreklerin içine koyup satılabiliyor .. Bende izlerken ister istemez özendim , ve annemden otlu birşeyler yapmasını rica ettim , annem de bana ıspanaklı börek yapti .. Yabancilarda ne anneler var yahu , otlu(esrarlı) pasta çörekler yapıyor..:)

Bu arada Mary Louise Parker , Desperate Housewiwes ‘ in Susan Mayer karekteri için teklif almış , fakat elinin tersi ile itmiş , helal olsun.. Devamlı Mary Louise Parker dan bahsediyorum çünkü , ondan hoşlanıyorum ..Çok iyi oyuncu o yüzden.. Yok ya abartiyorsunuz , yaşlı başlı zaten bana olmaz ..:) Orange Country dizisinden birilerini bulun getirin , her türlü evet derim.:)

Evde dolanan hatta ikamet eden birisi daha var , Nancy in ölen kocasının kardeşi Andy (Justin Kirk) ; Patavatsız , esrarkeş , hatunlara düşkün ve en önemlisi komik .. Dizinin en eğlenceli karekteri.. Özellikle kafası dumanlıyken..
2. Sezon un içinde bulunduğumu tekrar ederek , sürükleyici hoş bir dizi olmuş tavsiye edilir ..

Sağlıcakla..

Kop Banağ Banağ


Cumartesi gecesinden arda kalan ben , kafam tabiki güzel.. Birazcık yazayım öyle yatayım dedim .. Kokoreç yedim tabiki , ama çorba da içebilirdim .. Zaten bardan çıkınca , hayatın zorlukları hemen karşıma geliyor , kokoreç mi ?Çorba mı ? İkiside diyesim geliyor ama çok gelicek biliyorum.. O yüzden birini tercih ediyorum.. Bu gecemi kokoreç ustası Metin abiye ayırdım , ayırdım derken yanlış anlaşılmasın kokoreç yedik sadece , birde hoş bir muhabbet ettik ; Metin abi oy kullanmıcakmış , e o da haklı yılların kokoreçci Metin abi bütün parti manyağı adamlara kokoreç verdi , birisine verse ötekine ayıp olcak.. Kokoreçini yemicekler .. Çok prof düşünüyor , Metin i kutluyorum..

İstanbuldan gelen Bilal arkadaşım ile gayet hoş bir geceye imza attık , kendisine teşekkür ederim , ne zaman isterse ben kızları bırakıp Bilal ile eğlenmeye hazırım..

Bu gecenin enteresan olayı ön masamdaki öküz insanın bana bakışlarıydı , kız arkadaşı ile önceden bir münasebetim olduğu için kızın bana bakması ile zannedersem , öküz ün de bana bakmasına sebep oldu , bende farkettiğim gibi , biraz kitlendim buna.. Neyse ki sonra vazgeçti .. Kokoreçci Metin abi bile prof düşünüyor böyle dallamalar düşünemiyor , burdan kendisini kınıyorum(Burası neresiyse , sanki Arena )..

Eve geldim göründüğü üzere netde dolaşmaya başladım , bir baktım Duman ın albümleri , hani 18 martda çıkıcaktı , neden 14 – 15 mart da netde dolanıyor.. Kim bunu nete veriyor .. Ne kadar ayıp .. Kafaları dumanlı herhalde , tarihi yanlış vermişler diyeyim fazla irdelemeyim..18 mart da D&R da görürsem alırım bu arada albümü , korsan korsan bir yere kadar..

Guitar Hero oyununa sardım son zaman , nasil bir oyundur o öyle .. Çal çal sıkılmıyorsun .. Birde müziğin sesini açıyorsun , hafiften bir moda giriyorsun , o sırada gecenin sabahı 3 ü olduğunu fark eden baban geliyor ve biraz fırçalıyor seni.. Ama Guitar Hero sağolsun çalmaya devam..Türkler için Flüt Hero , Bağlama Hero da olsa fena olmaz..

Neyse biraz daha içeyim sonra uyurum ..Yumurtaya banar gibi kop banağ banağ diyerek ben kaçar ..

Sağlıcakla..

M(K)art Ayı


Geçirdiğim yoğun günlerden sonra , evde olacağımı tahmin etmiştim fakat hiç öyle olmadı ; Özleyenim var sevenim var , benim de gaza gelen bir yapım var , bu yüzden dışarlardaydım..

Mart ayı acayip bir ay , kedilerin sabırsızlıkla beklediği mart ayını ben hiç beklemiyorum , mart ayını yok sayıp nisana atlasak keşke diye düşünürüm senelerce , bunun nedeni bütün sevdiğim insanların bu ayda doğmuş olması ile birlikte , en parasız olduğum dönemlere denk gelmesidir. . Ama mart ayları hep güzel geçer diyip gönülleri alayım..

Mart ayı yüzünden biricik arkadaşım Ece’nin doğum gününü kutlayıp , eğlendik .. Alkol tüketen insanlar olduğumuz için , rakı ile başladığımız geceye , bira ile devam ederken mekanı da değiştirmek zorunda kaldık..Kıvama gelen vücutlar dans etmek istiyordu tabiki , koyulduk oynamaya , bu sırada kulaklarımıza bir ses geldi , ‘’bira içme yarışması var’’ diye..Birden bütün yüzler bana bakarak , hadi! Hadi!Hadi! , ‘’ Yok yaaağ daha dünyayı mı içeyim’’ dememe rağmen birden kendimi sahnede buldum.. Eh tabiki alkolün ve arkadaşlarımın etkisi var , ama hangisinin etkisi fazladır bilemiyorum..50 cl lik birayı kim daha çabuk bitirirse Feridun Düzağaç konserine 2 kişilik davetiye kazanacakmış , bunu sahnedeyken öğrendim , ben koca bir fıçı bira verirler falan diye umut ediyordum..:) O da ne? Yanımda hamile bir adam ! Korktum tabiki , merhaba! Kaç aylık falan filan diye muhabbete girdim ..İkiz bebeğini sevdim , tekme atıyor mu dedim .. Adamın kazanacağı belli yani içinde bir insan daha yaşıyor mu diye şüphelenirken , geri sayım başladı !

5 ! 4 ! 3 ! 2 ! 1! ..

5 sn sonra biram bitti , bir baktım herkes içiyor .. Kendime bir baktım sonra , ne kadar öküz bir insanmışım dedim..Herkes tebrik etti ; Sarılanlar , göbeğimi okşayanlar , tanışanlar (genellikle kızlar) , öpenler (karışık) ilgiye şaşırdım bir anda .. Bir tek pelerinim yoktu , biraman olabilir miyim acaba ? Sonra ilgi ve alakayı bir kenara bırakıp , doğum günü eğlencesine katıldım .. Gayet hoş bir gece olmuştu .. Umarım canım arkadaşım mutlu olmuştur..

Sağlıcakla..

Ekranımdan Geçenler


Bu Lost git gide daha bir değişik oluyor , 3 yıl önce 3 yıl sonraları anlıyordum , 20 yıl sonra 20 yıl önce zamanda gidip gelmeler beni huysuzlaştırdı ardından hangi zaman olursa olsun , Richard Alpert denen adamı görmek beni sinir etti Benjamini bile daha çok seviyordum.. Sawyer ‘ ın aradan 3 yıl geçmesine karşın Kate’ i unutamamış sanırsam , görünce dibi düştü , ilerki bölümlerde Juliet kesin bir arıza çıkaracaktır ..

Dün gece biraz korkutayım istedim kendimi , Babysitter Wanted ı izlemeye koyuldum , eğlencelik bir korku oldu bu , 80 ler 90 lar daki korku filmleri izlercesine bir tat aldım , müzikler olsun , bıçaklanıp bıçaklanıp ölmemeler , hatta kafaya balta girmelere rağmen ölmemeler .. Tekrar canlanacak ! Arkanda ! Ah salak Angie sen ölmeyi hakettin! Bağrışmalarına yol açacak bir film olmuş..Arkadaşlarla toplanıp eğlenilerek izlenecek bir film olmuş ..

Elinize Bottle Shock diye bir film geçerse , sağda solda görürseniz , gidin markete bir şarap alın için .. Filmi izlemeye kalkmayın.. Ben öyle bir hata yaptım , filmi yarıda bırakıp kendimi şarap içerken buldum .. Alkolü özendiren bir film olmuş başka diyecek bir şey yok..

Bu aralar düzgün bir film izlemek istiyorsanız , Passchendaele izleyin derim .. Savaş filmleri hep dikkat çekmiştir zaten , birde işin içine aşk ve aile olayları karışınca , filmin içinden çıkmayalım istiyoruz .. Her ne kadar film in kahramanı Michael abimiz romantik olucam diye , hep aynı mağazaradan bahsetmiş olsada yine de bize aşkını en içten şekilde göstermiştir ..

Sağlıcakla..

Ansızın Gelebilirim

Yok olduğum bu günlerde , iş bulduğumu sanmış olabilirsiniz , ama öyle bir şey olmadı , aylaklığımdan faydalanıp , kendimi İzmir de buldum.. Çok gaz bir adamım..

Ankaraya gitmek için bir sürü planlar yaptım , fakat yine İzmir e gittim , kime niyet kime kısmet boşuna dememişler , ama her zaman söylediğim gibi Ankaraya da geleceğim ..

İzmir tatilim fena geçmedi , İzmir e girer girmez , Bornova da bir polis arabasını önümüzü kesti , donumuza kadar aradı , çok dikkat çekici insanlarız galiba..Biraz sinirimiz bozuldu fakat , İzmir de eğlenmemize engel olamadı ..Türk Polisi cidden aşmış artık , amerikan filmlerinden öğrendikleri gibi , araba durdurmalar aramalar falan , çok hoşuma gitti .. Arabada silah bulunca sevinmeleri sonra faturasını görünce üzülmeleri , değişik insanlar .:)

İzmir tatili çok çabuk geçti , devamlı alkol almamızın bununla bir alakası olabilir , çok şey hatırlatmadan başlıklar halinde geçeyim ; Teyzeoğlu isimli Gerçek Kesit bölümü , ayı gibi bir insanın askerlik maceraları , Volkan ın kafayı bulması , Ümit in vadinin içinde düşüp birden gözden yok olması , Feyza’nın 20 den fazla ülke dolaşması , Ümit in uzay mekiklerin de uyuması , Gay sanılmam burada bırakayım.. Bu kadar hatırlamamız yeterli ..Dönerken , saklı vadiye uğrayarak bir kaç fotoğraf çekerek kültürel amaçlı bir tatil yaptığımı ispatladım..:)

Odamı o kadar özledim ki , geldiğim gibi odamdaki herşeye saldırdım.. Dergi okumayı , kendi müziklerimi dinlemeyi , bilgisayarımı , tv programlarını (izdivaç programları bile dahil) izlemeyi , abur cuburlarımı , filmlerimi.. Evden çıkmıcam , bir kaç gün , sadece tadını çıkaracağım , odam ile sevişeceğim..Telefon etmeyin , kapıma gelmeyin odam ile arama girmeyin..

Sağlıcakla..





Kym Evlensin


Volkanın gelmesi ile olacaklar konusunda yanılmamışım , gün aşırı alkol almayı sevmesemde , Volkanı pek kırasım gelmedi ve alkol almayalım desemde , alkollü buldum kendimi.. Konum bu değil , her zaman ki olaylar zaten bunlar..

Rachel Getting Married filmiyle ile ilgili azıcık yazayım dedim.. İsminden de anlaşılacağı üzere ,Rachel evleniyor , gayet güzel bir haber gibi geliyor bu ..Biz evlenemiyoruz Rachel evlensinde bir düğün izleyelim iki göbek atalım diye filmi izlemeye koyuldum , ama film beklediğimin tersine çıktı Rachel in kardeşi Kym karekterini çözmek üzerine yoğunlaştım , evet bir düğün olacaktı ama , düğünden daha önemli Rachel in kardeşi vardı .. Filmi izlerken Kym i düşündüm hep , Kym rolünü Anne Hathaway oynaması ile alakalı değil Kym i düşünmem ..

Rachel evleniyordu , gayet hoş bir düğün oluyordu , herkes eğleniyordu , ama nedense film i izlerken Rachel in evlenmesine sevinemiyordum , beklentilerimin tersine bir film çıkmıştı ..Yine de hoşuma gitti , Kym karekterini sevdim belkide .. Rachel hep evleniyormuş gibi yapsaydı , Kym hep yanımızda olsaydı ..

Evliliği düşünmeye çalıştım , beceremedim , o hayallerimi yıkmışım sanırsam.. Rachel evlenir , Kym bile evlenir , ben hala evde film izlerim gibime geliyor..

Sağlıcakla..


Ne gerek var?

Olaysız Cumartesi , bir aydır tripli olduğum Neşeciğim ile eğlenmeye karar verdik , eski günlerdeki gibi saçma danslar edip eğlenirken , bir sağa bir sola gittik , her gidişimizde daha da kalabalıklaştık , güzel bir geceydi diyelim ayrıntılara girmeyelim..

Geceyi arkadaşımda geçirdiğim için , uykusuz bir halde eve gedim , anneme gecenin özetini geçerken, annem bir soru ile dağıttı beynimi , ‘’ Daha sevgili yapamadın mı kendine’’.. Daha dediği nedir ki , sadece 1 sene 9 aydır sevgilim yok.. Bu süreçte hayatıma sevgilim olabilecek bir çok kişi girdi , ama istemedim , kaçtım kovalandım , kovalandıkça kaçmaktan zevk aldım.. Ciddi ilişki istemiyorum artık , ciddiyetsiz bir ilişki olucaksa , neden bir ilişki olsun .. Zamanında çok çektiğim için , bir nevi götüm yemiyor aslında .. Belkide bu şekilde yaşamaktan mutluğum , şu an bir sevgilim olsa , bütün kız arkadaşlarımı kabullenecek mi , gece hayatıma izin verecek mi , beni mutlu edecek mi .. ‘’Aman anne sevgiliye ne gerek var’’ ..

Volkanın İzmirden gelmesi ile boku yediğimi düşünüyorum .. İşsiz olduğum için , devamlı şuraya gidelim kanka buraya gidelim aga diyecek , ayak uyduracak mıyım bilemiyorum..Neşe işsiz , Volkan işsiz , ben işsiz .. Hiç ayılmıcakmışık gibi geliyor .. Bu beni hüzünlendiriyor ..


Sağlıcakla..